
| Sen hiç bilmedin ama, ben hep sevdim seni... Gülümsediginde, nazli ceylanlar inerdi yüregimin umut pinarlarina... Kirkikindiler yagardi ansizin gönlümün vahalarina... | ||
|---|---|---|
| Sen hiç bilmedin ama, bir derdin oldugunu anlardim gözlerin daldiginda... Içim titrerdi, düsman kesilirdim seni incitenlere, hüzün dalgalari vururdu gönlümün kiyilarina... | ||
Sen hiç bilmedin ama, seni her düsündügümde yildizlar sevgiyle gülümserdi ruhumun semalarinda... Keyifle uyanirdi düslerim rengarenk safaklara... | ||
Sen hiç bilmedin ama, gözlerin degdiginde gözlerime, yeserirdi bozkirlarim... Bahari yasardim zemherilerde, sevda kuslari konardi yüregimin ucuna... | ||
| Sen hiç bilmedin ama, “Ne haber” dediginde, denizine kavusan martilar gibi çiglik çigliga, kanat çirpardi sevinçlerim... Sihirli bir el degmiscesine silinirdi bütün hüzünlerim, günüm aydinlanirdi, günesim batmazdi daglarimda... | ||
| Sen hiç bilmedin ama, kabul etmek istemesem de, kis ortasinda düsen saskin cemreler gibi, zamansiz düsmüstüm sevdana... Sen çoktan geçmistin o yollari mümkün degildi geri dönüsün... Bilirdim vuslatin imkansizligini, yollara düsesim gelirdi, aglardim kuytularda... | ||
Sen hiç bilmedin ama, yas tuttum ardindan uzaklara gittiginde... Tutunacak bir daldan mahrum kalan sarmasiklara döndüm... Köksüz kaldim, öksüz kaldim, sensiz kaldim, su koskoca dünyada... | ||
|
Şair: |
Seynur Inal | |

MİLYON KERE AYTEN
Ben bir Ayten'dir tutturmuşum oh ne iyi
Ayten'li içkiler içip sarhoş oluyorum ne güzel
Hoşuma gitmiyorsa rengi denizlerin
Biraz Ayten sürüyorum güzelleşiyor
Şarkılar söylüyorum
Şiirler yazıyorum Ayten üstüne
Saatim her zaman Ayten'e beş var
Ya da Ayten'i beş geçiyor
Ne yana baksam gördüğüm o
Gözümü yumsam aklımdan Ayten geçiyor
Bana sorarsanız mevsimlerden Aytendeyiz
Günlerden Aytenertesidir
Odur gün gün beni yaşatan
Onun kokusu sarmıştır sokakları
Onun gözleridir şafakta gördüğüm
Akşam kızıllığında onun dudakları
Başka kadını övmeyin yanımda gücenirim
Ayten'i övecekseniz ne ala, oturabilirsiniz
Bir kadeh de sizinle içeriz Ayten'li
İki laf ederiz
Onu siz de seversiniz benim gibi
Ama yağma yok Ayten'i size bırakmam
Alın tek kat elbisemi size vereyim
Cebimde bir on liram var
Onu da alın gerekirse
Ben Ayten'i düşünürüm, üşümem
Üç kere adını tekrarlarım, karnım doyar
Parasızlık da bir şey mi
Ölüm bile kötü değil
Aytensizlik kadar
Ona uğramayan gemiler batsın
Ondan geçmeyen trenler devrilsin
Onu sevmeyen yürek taş kesilsin
Kapansın onu görmeyen gözler
Onu övmeyen diller kurusun
İki kere iki dört elde var Ayten
Bundan böyle dünyada
Aşkın adı Ayten olsun
|
Powered by Şenol CAN
SENİN İÇİN SENDEN HABERSİZ Nesini çalmışsan veya neyini almışsan bir insanın, iade etmenin yolunu bulabilirsin.Peki, ya o insanın sana verdiği zamanıysa? Ha zamanın bir bölümü, ha yüreğinin bir dilimi! Bir mektubun güzelliğini düşünebiliyormunuz? Düşünebiliyormusunuz; sizin olmadığınız "uzak"ta,, "sizin için" vaktini tüketmiş olduğunu, birisinin... Sizin için;sizden_habersiz...Bir mektubun kanatlarındaki yükü düşünsenize. Nasıl çırpınabiliyor bu kanatlar ve nasıl aşabiliyor bunca mesafeleri; böylesine doluyken. Duygular değil mi bizi gönüllere taşıyan? Duygular değil mi bizi yarınlara taşıyan? Ha duyguların ulaşmadığı yürekler, ha yolcuların unuttuğu han kapıları! Mektup geçmemiş sokaklara girmese yolum..Çünkü mektup geçmemiş sokaklar karanlık. Mektup yazılmayan geceler yıldızsız.Selamsız kapılar nefessiz gibi. İadesiz ne var, verilebilen? Vermek istiyorsan; yüreğinden bir dilim ver, zamanından bir bölüm. Onun için, ondan habersiz. Benim için, benden habersiz. Aynen bu yazıyı yazarken, senin haberin olmadığı kadar haberim olmasın yazdıklarından. Her harf bir ilmek ve satırlar yüreğinin çevresindeki dantel olsun,göreyim.
Sulamazsan çiçekler gülmez. Yollamazsan selamlar gelmez. Bir mektubun güzelliğini düşünebiliyormusunuz geçekten. Düşünebiliyormusunuz sizin olmadığınız "uzak"larda vaktini tüketmiş olduğunu, birisinin sizin için hem de sizden habersiz...